Akşamları çayımızı demleyip televizyon karşısında iki bölüm dizi izleyerek günün stresini atmak istiyoruz. Ama malum, her ay gelen faturalar zaten belimizi büküyor. Bugünlerde Amerika’da dev şirketler arasında milyar dolarlık bir taht kavgası yaşanıyor. Netflix, dev bir satın almadan son anda vazgeçti.
Peki, “Bize ne elin Amerikalısının milyar dolarlık şirketinden?” demeyin. Çünkü dünyada ne olursa olsun bu milyarlık kavganın ucu mutlaka bizim cebimize, her ay kartımızdan çekilen abonelik ücretine dokunur. O karmaşık İngilizce borsa haberlerini, kafa karıştırıcı ekonomi terimlerini sizin için inceledim ve ayıkladım. Lafın kısası; faturamız artacak mı, ucuz paketler hayal mi oldu, gelin beraber bakalım.
Amerika’da Ne Oldu? (Kısaca)
Hepimizin evinde açıp izlediği Netflix, Game of Thrones ve Harry Potter gibi efsane dizilerin sahibi olan Warner Bros (HBO) şirketini 83 milyar dolara satın almak istemişti. Fakat araya Paramount isimli başka bir dev şirket girdi ve parayı basıp teklifi 108 milyar dolara çıkardı.
İşin içine Amerika’daki siyasiler girip “Netflix bu şirketi de alırsa tekeline alır, rekabet biter” deyince ve fiyatlar da aşırı yükselince, Netflix işin astarı yüzünden pahalıya geldiğini görüp “Ben bu işte yokum” dedi. Meydan Paramount’a kaldı.
Asıl Mesele: Bize Ne Bundan? Cebimize Nasıl Yansıyacak?
Bizi şirketlerin kârları veya borsa hisseleri değil, ay sonu gelen ekstre ilgilendiriyor. Açık konuşalım: Eğer Netflix bu şirketi de alıp “tek tabanca” kalsaydı, bizim için hiç iyi olmazdı. İşte cebimizi ilgilendiren o kritik maddeler:
- Tekelleşme Zam Demektir (Kurtulduk): Netflix piyasada tek dev olsaydı, “Nasılsa benden başka izleyecek yerleri yok” diyerek aylık abonelik ücretlerine istediği gibi, acımasızca zam yapabilirdi. Paramount’un araya girmesiyle rekabet ortamı şimdilik korundu. Rekabet her zaman vatandaşın işine yarar, fiyatlar mecburen dizginlenir.
- Ortak Hesap ve Şifre Cezaları: Biliyorsunuz son zamanlarda “şifre paylaşımı” yüzünden canımız epey sıkkın. “Çocuğumla, kardeşimle ortak hesap kullanıyorum diye ekstra ceza yer miyim?” korkusu yaşıyoruz. Eğer Netflix daha da büyüseydi, bu kuralları çok daha sert ve tek taraflı uygulayabilirdi. Karşısında güçlü bir rakip (Paramount/HBO) olması, bizim gibi dar/orta gelirli izleyiciyi küstürmemeleri gerektiğini onlara hatırlatacaktır.
- Daha Fazla Kampanya İhtimali: Önümüzdeki dönemde bu platformlar birbirleriyle yarışmak zorunda. Bizi kendilerine çekmek için “en ucuz dizi izleme paketi”, “ilk ay bizden” veya “uygun fiyatlı yıllık abonelik” gibi kampanyalar yapmak zorunda kalacaklar.
Biz Ne Yapmalıyız? Cebimizi Nasıl Koruyacağız?
Amerika’dakiler milyarlarını sayadursun, biz kendi 1 liramızın bile hesabını yapmak zorundayız. Cüzdanımızı dev şirketlere haksız yere kaptırmamak için şu adımlara dikkat edelim:
- Acele Etmeyin, Bekleyin: Hemen uzun vadeli ve pahalı paketlere geçiş yapmayın. Önümüzdeki aylarda bu iki devin kapışması piyasaya “yeni üye çekme” indirimleri olarak düşebilir.
- Ekstrenizi Kontrol Edin: Kredi kartınızdan her ay abonelik için ne kadar kesildiğini mutlaka takip edin. Bazen sessiz sedasız “paketiniz güncellendi” gibi kafa karıştırıcı sözleşme oyunlarıyla gizli zamlar yapabiliyorlar.
- İhtiyacınız Kadarını Alın: Evde 3-4 farklı dizi platformuna üye olup boşa para ödemeyin. Ailece bir karar verin, en çok hangisini izliyorsanız onda kalın, diğerlerini acımadan iptal edin.
Unutmayın, tuzu kuruların kavgaları biter ama bizim geçim derdimiz bitmez. Amacımız, akşam o çayı yudumlarken kafamızda “Acaba faturaya ne yansıyacak?” sorusu olmadan rahatça dizimizi izlemek.
Süslü kelimelerin arkasına saklanan gizli zamlardan, şifre paylaşım cezalarından ve “hangi platform daha ucuz” fırsatlarından anında haberdar olmak için uyanık tüketiciler grubumuza hemen aşağıdan katılabilirsiniz. Bizden söylemesi!

