Türkiye için Schengen vizesi henüz kalkmıyor. Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu’nda (AFET) ele alınan Türkiye Raporu taslağına göre, vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlaması için Türkiye’nin 72 kriterden eksik kalan 6’sını tamamlaması gerekiyor. Vizesiz seyahat için süreç şu an beklemededir.
Konu, en son 6 Şubat 2026 tarihinde AB Komisyonu Genişleme Komiseri Marta Kos ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında yapılan görüşmede gündeme geldi. Görüşmede vize serbestisi diyaloğunun önemi vurgulandı, ancak somut bir ilerleme kaydedilmedi. AP raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan 11 sayfalık taslak belge, vize muafiyeti için adım atması gereken tarafın Türkiye olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Vize muafiyeti için hangi kriterler karşılanmadı?
Türk vatandaşlarına Schengen bölgesinde vizesiz seyahat hakkı tanınması için belirlenen 72 kriterin 66’sı tamamlandı. Biyometrik pasaport gibi teknik adımlar atılmış olsa da, aradan geçen 13 yıla rağmen temel konulardaki eksiklikler sürüyor.
Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas’ın da işaret ettiği üzere, Türkiye vizesiz seyahat hakkından yararlanamayan tek aday ülkedir. AP, vize serbestisi için kalan 6 maddenin eksiksiz yerine getirilmesini talep ediyor. İşte eksik kalan o kriterler:
- Terörle mücadele yasasında değişiklik: Terör tanımının daraltılarak Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi.
- AB Polis Örgütü (Europol) ile operasyonel işbirliği anlaşması: Suçla mücadelede veri paylaşımının yasal zemine oturtulması ve anlaşmanın imzalanması.
- GRECO önerilerinin uygulanması: Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele tavsiyelerinin hayata geçirilmesi.
- Kişisel verilerin korunması: Veri koruma kanunlarının ve yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla tam uyumlu hale getirilmesi.
- Tüm AB üyeleriyle adli işbirliği: Suç bağlantılı konularda tüm üye devletlerle (Kıbrıs sorunu bağlamındaki üyeler dahil) kesintisiz işbirliğine gidilmesi.
- Geri Kabul Anlaşması’nın (GKA) tam olarak uygulanması: Türkiye üzerinden kural dışı yollarla AB’ye geçen kişilerin iadesini kapsayan anlaşmanın tüm unsurlarıyla işletilmesi.
Üyelik süreci ve eleştiriler
Türkiye’nin AB’ye katılım müzakereleri ve yeni fasıl açma süreçleri 2018’den bu yana fiilen durmuş durumdadır. Raporda, Türk hükümetinin katılım sürecini canlandırmaya yönelik eylemlerinin eksik olduğu ve söylemlerin pratiğe dökülmediği vurgulandı. AP, mevcut tıkanıklığın ötesine geçilerek daha dinamik ve stratejik bir ortaklık kurulmasını öneriyor.
Taslak raporda gümrük birliğinin güncellenmesi talebi yinelendi. Ancak AP, bu modernizasyonun onaylanabilmesini insan hakları, uluslararası hukuka saygı ve iyi komşuluk ilişkileri şartlarına bağlıyor.
Belgede yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü temel eleştiri noktalarıdır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmaması, gazetecilere yönelik baskılar ve siyasi tutuklamalar raporda geniş yer buldu. Raportör Sanchez Amor, AB kurumlarının Türkiye’deki demokratik gerilemeye sessiz kalarak AB’nin imajına zarar verdiğini belirtti.
Diplomatik eleştirilerin yanında makro düzeydeki politikalara dair olumlu değerlendirmeler de mevcuttur. Hükümetin başlattığı “Terörsüz Türkiye” süreci, makroekonomik istikrar programı ve 2,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapılması AP tarafından takdirle karşılandı. Rapor, değişiklik önergelerinin ardından AFET’te oylanacak ve ardından genel kurula sunulacak.
Türkiye – AB ilişkileri, Schengen vizesi güncellemeleri ve Brüksel’den en net, en hızlı gelişmeler için WhatsApp kanalımıza abone olun.

